BLOG

Pino Pikap Nordkapp’ta

WPPino

0

Pino Pikap ile Norveç’te Kamp Keyfi

Kullanıcılarımızdan Volkan Bey’ler de artık karavan hacısı oldular. Nordkapp’ta kutlama yaptılar. 

Portakal Karavan

WPPino

0

Çocuklar için

Karavanlı Maceralarını çocuklar için bir kitapta toplayan Şule Köse ‘nin Portakal Karavanı

Portakal Karavan’ın maceraları Şule Karavanda ile tüm kitapçılarda yerini aldı.

Sözleri Şule Cingil Köse’ye , bestesi Pino Karavan kurucusu Faruk Karatan’a ait olan tanıtım videosunda seyahatlerinden bazı kareler paylaşmışlar.
Aranjman için Tuğrul Karatan’a teşekkür ederiz.

Şule Karavanda Youtube : https://www.youtube.com/channel/UCLmu0uGLQggyJgOXNKp8CFQ

280 ile hem tatil, hem iş.

WPPino

0

Hem Tatil. Hem İş.

Bir Başka Karavan Serüveni.

Hem çalış, hem tatil yap. Doğanın kucağında.

280 Cachalote modelimiz, gezgin homeoffice çalışan dijital pazarlama uzmanı Seçil çifti için keyifli bir çözüm oldu. Plan bu, çalışmakla tatil yapmak arasında ağaçlık yeşillik deniz kenarında bir yerdeler. 

 

 

 

Seçil çifti belki de Pino ailesinin en genç karavancı üyesinin anne-babası. Ofis dışı sürdürdükleri iş hayatları karavan ile bir başka boyuta taşınan Seçil, izlenimlerini sayfasında paylaşıyor. Buradan takip edebilirsiniz.

 

2017 ilkbaharında 280 Cachalote’larını teslim aldılar.

Mutlak kalabalık, tatildeler.

WPPino

0

5 çocuk + karavan ?!

Yeni Pino P500, 7 nüfuslu İngiliz bir aile için üretildi.

Bu geniş aile için, 2 adet çift yataklı ve 2 tek yataklı bir model tasarladık. Çocuklar şimdiden karavancılığa alışmış görünüyor.  Projeleri Büyük Britanya’ya karavan ile dönmek. Biz de onlar adına heyecanlıyız.

 

    

Gençler çoktan karavana yerleşmiş. 

Karavanla anılar

WPPino

0

Karavanlı Anılar

    

 

İlk Karavan seyahatimizde…. arabamız 3 kapılı ve yorgun bir küçük Daihatsu-Feroza  jip.. arkamızda 4.60  lık bir karavan …o kadar acemiyiz ki ben plastik tabak çatal sevmiyorum…, porselen taşıyorum ve Serdar çok tedbirli…! alet çantalarımız..araç- gereç, tüp, giysi, yatak- yorgan herşeyimiz var 4 kişilik.. araba az bir yokuşta su kaynatıyor.. ama ne gam ..yanımızda yolların fatihi var o kendinden çok emin… ve herşeyi bilir… hayatımızın en gamsız …sonradan idrak ettiğimiz en tehlikeli… en deli dolu ..hatırası en zengin unutulmaz tatilini yaşadık… Kapadokyanın bütün o dar sokaklarında … Akdeniz’in bir tarafı uçuruuummm- deniz… diğer tarafı sarp kayalık 12 yıl önceki kıyı yollarında Antalya’ya kadar gittik… sonra Mut–Göksu’dan yukarı anlatılmaz-yaşanır  bir yolculuk…!  Milas’ta yemek yiyoruz.. sofrada bir şişe su,,, üzerinde bir şelale resmi ve Labranda yazıyor… Görmeliydik.. çok okuyan mı çok gezen mi bilirdi?:)) Arkamızda karavan.. bir dağa doğru yola çıktık..tozu dumana katmış gidiyoruz.. O muhteşem  şelaleden ufak bir dere bile akmaz mı kardeşim..?? yok…  Feldispat yüklü maden arabaları geçiyor yanımızdan beyaz bir toz bulutuyla… ve bize de hayretle bakıyorlar… uzun süre çam ormanında dağa tırmanırken bir mezarlık kenarında karavanı dinlenmeye bırakarak devam ettik… Ölmek var dönmek yoktu… biz o şelaleyi görecektik..!:))  Ve dağın tepesine ulaştığımız da üzerinde”BUBA’nın yeri” yazan küçük bir çay ocağı tahta baraka.. iki iskemle  ve bir oluktan serçe parmağım kadar akan bir su vardı…! Çok güzel günlerdi..!:))

 

…..Bir ekmek makinasını almışız yıllar önce… kızımla devamlı mis gibi ekmekler yapıyoruz cevizli.. üzümlü.. zeytinli… birgün bir köşe yazısında.. ”tatlı ekmek” diye o yöreye has mayalandırma usulü ile çok meşhur bir ekmeğin anlatımını okudum. eski karavanımız 4.60m  arabaya takılı hali ile herhalde 8-9 metre uzunluktaydık… gidiyoruz Söke’den geçerken..”aaa işte cumhuriyet fırını burada noluur.. tatlı ekmek alalım…!” dedim…Keşke demeseymişim.. daracık yollar.., binbir zahmet dönüşler.. Sökeliler herhalde ilk defa böyle azimli karavan sürcüsü görmenin şaşkınlığında.. ben çekilen zahmete değermiymiş ki pişmanlığında… fırını bulduk..; bir ara sokakta, küçükkk bir fırın..!  demezler mi ”tatlı ekmek 1 saat önce bitti…!” Tabi ben sus -pus.. Sökenin unu meşhur ya ”yeni çıkanlardan bir sıcak ekmek alalım bari ..!” dedim havayı yumuşatmak için.. Söke turunu tamamlayıp ana yola çıktık… 7-8 sene olmuştur düşündüm de verdiğim o zahmete bir sitem dahi işitmemiştim..çocuklar yanımızdaydı o zamanlar.. Şimdi ne zaman Söke’nin tabelasını görsek ”hadi tatlı ekmek alalım….!” şakasını yaparız… Ama ben evde denedim sonra nohutlar ezilip  şişede suda bekletiliyor mayası öyle birşeydi.. biraz zahmetli..’:)) Siz siz olun beni dinleyin derim…!:)  her köşe yazısına uyup bir yerlerde.. birşeyler aramayın…!

 

….Bafa gölü kenarında tertemiz giyinmiş bu beyefendiden incir aldık… İlaç filan yok diye özenle tartarken ben laf attım ”Buralımısınız..?”(oranın yerli halkından değilmiş gibiydi.) ”Hayır..!” dedi.. Emekli olduktan sonra Söke’den gelmiş..  (yolun hemen karşısı gölün kenarında) 10 dönüm yer alarak yerleşmiş..bahçesinin incirleriymiş..! Biz nazik davetini yolcuyuz diyerek geri çevirmek zorunda kaldık. İlerde… çok yıllar önce Serdar’ın kazı ekibinde olduğu Kapıkırı ( Herakleia) tabelasından gölün karşı kıyısındaki o eski köye… yerleşim yeri  kalıntılarını görmek için zaman yolculuğuna çıktık… M.Ö  287 yılına doğru…!

 

….diye anlattığım bir dolu karavan hikayem var benim…!:))

 

….”Karavan Sevgisi..!” yüreğinize işlediyse öyle çıkıp gitmez hemen… internette daha güzel, orjinal karavanlar dikkatinizden kaçmaz- değiştirir, geliştirirsiniz hevesinizi.., ayrı bir zümredensinizdir artık siz çünki…! Bizde yıllar önce Pino karavanı böyle bulduk… gece geç filan demeden aradı Serdar ( özür dileyerek ) Faruk beyle öyle tanıştık.. İstanbul’da ona artık yetmeyen işyerini gördük.. ve yıllar süren dostluğumuz başladı. Karamürseldeki iş yerinde ağırladı sonraları bizi…Bir Pi Karavan aldık..arabamızın rengine boyadık ve  unutulmaz hatıralarla yaşadık..ve hala da yaşıyoruz..! Faruk Bey; hiçbir zaman yalnızca  Türkiye’de bizim için en iyi karavanların imalatçı ve tasarımcısı değil..aynı zamanda duygu dolu bir can dosttur..! Birgün yine  bir  ziyaretimizde (19 Mayıs 2013) gösterisinde uçağı ile yere çakılan eski dostu için çoook üzgündü..ve bambaşka bir yönüyle bizi şaşırttı..eline aldığı gitarıyla çok hüzünlü… ama ayakta alkışladığımız muhteşem bestesini çaldı…(Cahit Sıtkı’nın 35 Yaş Şiirini bestelemiş…!)  O nasıl bir ses… o nasıl bir yorumdu…!? Sanki yeni kaybettiği arkadaşına sesleniyormuş gibiydi!….

Sevgili Faruk Karatan iyi ki seni tanıdık.. iyi ki dostumuzsun…!  Sevgiler…Selamlar…..

Saadet – Serdar Çöteli.

 

 

Portakal Karavan yollarda !

WPPino

0

PORTAKAL KARAVAN

Çocuklara doğa sevgisini ve karavanla seyahati sevdirmeyi dileyen Şule Karavanda projesi sürüyor.

Portakal yollara çıkıyor ve artık bir melodisi var.

Yeni tanıtım videosu için tıklayın !